İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO), TÜBİTAK 1812 – BİGG Yatırım Programı kapsamında 2026 yılı 2. çağrı dönemine yönelik Hızlandırma Programı’nın giriş etkinliğini gerçekleştirdi. Programa dahil edilen 33 proje, iş planı hazırlama, müşteri ve pazar analizi, prototipleme ve iş modeli geliştirme gibi alanlarda sunulan eğitim ve desteklerle fikirlerini ürüne dönüştürme yolunda ilk adımı attı. İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) tarafından yürütülen TÜBİTAK 1812 – BİGG Yatırım Programı kapsamında, 2026 yılı 2. çağrı dönemine yönelik Hızlandırma Programı’nın giriş etkinliği gerçekleştirildi. Yeditepe Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Ankara Medipol Üniversitesinin konsorsiyum ortaklığında yürütülen programla, girişimcilerin fikirlerini ürüne dönüştürme süreçlerinin desteklenmesi, iş planı hazırlama, müşteri doğrulama ve pazar analizi gibi alanlarda yetkinlik kazanmaları hedefleniyor. Program kapsamında seçilen 33 proje, hızlandırma sürecine dahil edildi. Medipol TTO binasında düzenlenen etkinliğe; İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Yüksel Durmaz, Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, Medipol TTO Yöneticisi Elçin Dilek Kaya, Medipol TTO Kıdemli Girişimcilik Uzmanı Fatma Gizem Ak, Medipol TTO Lab. Supervisor Yusuf Mustafa Saatçı, Medipol META TEKMER Teknoloji Geliştirme Uzman Yardımcısı Enise Aktürk, İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi RAMER Dış Ticaret Danışmanlık Dijital Reklam ve Pazarlama A.Ş. Kurucusu Doç. Dr. Yurdagül Meral, SAGEN Biyoteknoloji Sanayi Limited Şirketi Kurucusu Dr. Öğr. Üyesi Hasan Sağcan, StartupCentrum Eş-Kurucusu Nizamettin Sami Harputlu, Medipol TTO Girişimcilik Kuluçka Uzman Yardımcısı Zeynep Sude Budak ve Medipol TTO Medya ve İletişim Uzman Yardımcısı Gizem Fatma Erdoğan katıldı. Etkinlikte girişimcilik ekosisteminden iş planı hazırlama süreçlerine, müşteri ve pazar analizinden teknoloji tabanlı girişimlerin büyüme aşamalarına kadar birçok konu ele alındı. Programın genel yapısı, modülleri, takvimi ve çıktı odaklı metodolojisi girişimcilere aktarılırken, İş Modeli Canvas uygulamasıyla katılımcıların fikirlerini pazar ihtiyaçları doğrultusunda daha açık ve uygulanabilir şekilde tanımlamalarına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. PROF. DURMAZ: TOPLUMA FAYDA SAĞLAYAN DEĞERLER ÜRETMEK ÜNİVERSİTENİN MİSYONUDUREtkinliğin açış konuşmasını yapan İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Yüksel Durmaz, üniversitelerin eğitim ve araştırmanın yanı sıra topluma değer üretme sorumluluğu taşıdığına dikkat çekti. Geliştirilen bilgi ve çözümlerin toplumsal faydaya dönüşmesinin önemini vurgulayan Durmaz, şöyle konuştu: “Medipol Üniversitesi olarak nitelikli eğitim sunmayı her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Bununla birlikte, nitelikli araştırmalar yürütmeyi de en az eğitim kadar önemsiyoruz. Çünkü üniversitelerin topluma karşı önemli sorumlulukları olduğuna inanıyoruz. Bu sorumluluğun bir gereği olarak, topluma değer katan ve somut fayda sağlayan çalışmalar üretmemiz gerekiyor. Dolayısıyla geliştirdiğimiz her çözümün yalnızca akademik açıdan değil, toplumsal fayda açısından da karşılık bulmasını önemsiyoruz.” Medipol’ün 2020 yılından bu yana programda uygulayıcı kuruluş olarak yer aldığını belirten Durmaz, 2026 yılının ilk yarısında 56 projeden 46’sının hızlandırma programına alındığını, ikinci çağrı döneminde ise 37 projeden 33’ünün programa dahil edildiğini söyledi. Projelerin yaklaşık yüzde 30’unun Medipol akademisyen ve öğrencileri tarafından geliştirildiğini ifade eden Durmaz, üniversitede üretilen bilginin ürüne ve toplumsal faydaya dönüşmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu kaydetti. Durmaz, “15 yıllık geçmişe sahip genç bir üniversiteyiz. Buna rağmen önemli bir bilgi ve değer birikimi oluşturduk; patent alanında da öncü üniversitelerden biriyiz. Ancak bizim için asıl önemli olan, ürettiğimiz bilgi ve teknolojinin ürüne dönüşmesi ve nihayetinde topluma somut bir fayda sağlaması.” ifadelerini kullandı. Girişimcilikte doğru ekip ve doğru zamanlamanın önemine de dikkat çeken Durmaz, programa katkı sunan paydaşlara ve TTO ekibine teşekkür ederek girişimcilere başarılar diledi. PROF. BAYAT: BU 33’ÜN İÇİNDEN GELECEKTE ŞAMPİYONLAR ÇIKACAKYeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat ise iki üniversite arasındaki iş birliğinin önemine değindi. Medipol TTO’nun daha önce gerçekleştirdiği çalışmalar ve elde ettiği başarıların konsorsiyuma dahil olmalarında etkili olduğunu belirten Bayat, “Birlikte olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. Programın girişimcilere yalnızca finansal destek sağlamadığını vurgulayan Bayat, iş planı hazırlama, finans ve pazarlama gibi alanlarda edinilecek bilgi ve deneyimin uzun vadede önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi. Kendi girişimcilik deneyimlerinden de örnekler veren Bayat, “Bu 33 girişimin arasından geleceğin şampiyonlarının çıkacağına inanıyoruz. Bu nedenle bizi ve bugün burada atılan adımları unutmayın.” ifadelerini kullanarak tüm girişimcilere başarılar diledi. KAYA: HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEK İÇİN BURADAYIZMedipol TTO Yöneticisi Elçin Dilek Kaya da programın konsorsiyum yapısı ile TTO bünyesinde girişimcilere sunulan imkânlar hakkında bilgi verdi. Yaklaşık 25 kişilik tam zamanlı ekiple akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara hizmet verdiklerini belirten Kaya, kuluçka ve ön kuluçka alanlarından mentorlüğe, proje desteğinden klinik araştırmalara ve fikri sınai mülkiyet haklarına kadar farklı alanlarda destek sunduklarını ifade etti. Programda görev alan ekip ve konsorsiyum paydaşlarını katılımcılara tanıtan Kaya, girişimcilerin süreç boyunca TTO ile iletişim halinde olabileceklerini belirterek, “Herhangi bir sorunla karşılaştığınızda Medipol Üniversitesi olarak her zaman yanınızdayız. Bizimle iletişime geçmekten lütfen çekinmeyin. İhtiyaç duyduğunuz her konuda elimizden gelen desteği sunmaya hazırız.” dedi. GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEMEL KAVRAMLARI AKTARILDIEtkinliğin ilk eğitim oturumunda Medipol TTO Kıdemli Girişimcilik Uzmanı Fatma Gizem Ak, “Girişimciliğe Giriş: TÜBİTAK BİGG Perspektifinde İş Planı Dosyası Hazırlamak / Programın Genel Yapısı, Modüller, Takvim ve Çıktı Odaklı Metodoloji” başlıklı eğitim kapsamında katılımcılarla bir araya geldi. Girişimcilik ekosisteminin temel kavramlarını ele alan Ak, TÜBİTAK BİGG Programı’nın yapısı, modülleri, takvimi ve çıktı odaklı metodolojisi hakkında bilgi verdi. Eğitimde, girişimcilerin iş planı dosyalarını hazırlarken dikkat etmeleri gereken temel unsurlar ele alınırken, katılımcılara sürece yönelik uygulamalı bilgi ve beceri kazandırılması hedeflendi. GİRİŞİMCİLERE PROTOTİPLEME VE LABORATUVAR DESTEĞİMedipol TTO Laboratory Supervisor Yusuf Mustafa Saatçı ise girişimcilerin fikirlerini ürüne dönüştürme sürecinde yararlanabilecekleri prototipleme ve laboratuvar imkânlarını anlattı. TTO bünyesinde bulunan üç farklı laboratuvar ile TEKMER kapsamındaki konteyner alanının girişimcilere teknik altyapı desteği sunduğunu belirten Saatçı, ürün geliştirme sürecinde laboratuvar olanaklarının önemine dikkat çekti. İŞ PLANI HAZIRLAMA SÜRECİNİN DETAYLARI PAYLAŞILDI Medipol META TEKMER Teknoloji Geliştirme Uzman Yardımcısı Enise Aktürk, iş planı dosyası hazırlama sürecine ilişkin uygulamalı bilgiler verdi. Programın modülleri ve çıktı odaklı yaklaşımı doğrultusunda girişimcilerin dosyalarını oluştururken dikkat etmeleri gereken noktaları aktaran Aktürk, iş fikrinin sistematik ve anlaşılır biçimde ortaya konulmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. GİRİŞİMCİLİK YOLCULUĞUNDA DENEYİM PAYLAŞIMI“İlham Verici Konuşmalar: Deneyim Paylaşım Oturumu”nda İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve RAMER Dış Ticaret Danışmanlık Dijital Reklam ve Pazarlama A.Ş. Kurucusu Doç. Dr. Yurdagül Meral ile SAGEN Biyoteknoloji Sanayi Limited Şirketi Kurucusu Dr. Öğr. Üyesi Hasan Sağcan, girişimcilik yolculuğunda edindikleri deneyimleri katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Meral, iş fikrinin geliştirilmesinden şirketleşmeye, teknolojinin pazarla buluşturulmasından sürdürülebilir büyümeye kadar girişimciliğin farklı aşamalarını ele alarak süreçte karşılaşılan zorluklar ve çözüm yöntemlerine değindi. Akademi-sanayi iş birliğinin girişimlerin gelişimindeki önemine dikkat çeken Meral, bu iş birliğinin teknolojinin ticarileşme sürecine sağladığı katkıları aktardı. Kendi girişimcilik deneyiminden de örnekler paylaşan Meral, kurucusu olduğu teknoloji girişimi RAMER’in kuruluş ve gelişim sürecinden hareketle akademik bilgi ve yenilikçi fikirlerin girişimcilik yoluyla uygulamaya aktarılmasına ilişkin deneyimlerini paylaştı. Doç. Dr. Meral,
İstanbul Medipol Üniversitesi Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Kurulu’nun 2026 yılı ilk toplantısı, Mayıs ayında İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinde gerçekleştirildi. İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürk başkanlığında düzenlenen toplantıya; Prof. Dr. Yasemin Yüksel Durmaz, Prof. Dr. Devrim Tarakcı, Prof. Dr. Gökhan Silahtaroğlu, Doç. Dr. Muhammet Davut Arpa, İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. Genel Müdürü Dr. Selim Serkan Say, TTO Yöneticisi Elçin Dilek Kaya, Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Ekip Lideri İrem Koçak, Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Uzmanı Ayşe Sena Kılınç ve Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Uzman Yardımcısı Yasmin Büyükçınar katıldı. Toplantıda, üniversitemiz bünyesinde iletilen yeni buluş bildirimleri teknik ve hukuki yönleriyle değerlendirildi. Bunun yanı sıra fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması, başvuru süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi, portföy yönetimi ve ticarileştirme süreçlerine ilişkin gündem maddeleri ele alındı. Kurul üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri doğrultusunda, üniversitenin fikri mülkiyet stratejileri kapsamında yeni buluş bildirimleri, başvuru süreçleri ve portföy yönetimine ilişkin kararlar alındı.
Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ın yürütücülüğünde geliştirilen ve düşük yörüngeli uydu ağlarında güvenli iletişim teknolojilerine odaklanan proje, TÜBİTAK-Ufuk Avrupa Ülkeleri Hassas Teknolojiler 2025 Çağrısı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK – Ufuk Avrupa Ülkeleri Hassas Teknolojiler 2025 Çağrısı kapsamında destek almaya hak kazandı. “Optimized Reconfigurable Waveforms and Secure Channels for Joint Sensing and Communication in LEO Air-to-Ground Networks” başlıklı proje, 6G ve yeni nesil uydu haberleşme sistemleri için düşük yörüngeli uydu (LEO) ağlarında güvenli ve yüksek performanslı ortak algılama ve iletişim teknolojilerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında hava-yer haberleşme kanallarının modellenmesi, yeniden yapılandırılabilir dalga formu tasarımı ve fiziksel katman güvenliği alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Çalışmanın, geleceğin uydu destekli haberleşme altyapılarında güvenli, dayanıklı ve yüksek verimli iletişim sistemlerinin oluşturulmasına katkı sunması hedefleniyor. İstanbul Medipol Üniversitesinin yanı sıra Türkiye’den Plan-S ve Kanada’dan Polytechnique Montréal kurumlarının ortak olarak yer aldığı proje, üniversite-sanayi iş birliği ve uluslararası araştırma ağlarının güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Proje, Avrupa Birliği destekli araştırma ekosisteminde Türkiye’nin 6G ve uydu haberleşme teknolojileri alanındaki görünürlüğünü artırırken, uluslararası ortaklarla yürütülecek çalışmalar sayesinde yeni nesil haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yürütülen 2026 yılı araştırma destek programları kapsamında İstanbul Medipol Üniversitesi araştırmacılarının altı projesi destek almaya hak kazandı. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi,Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesinde yürütülecek projeler; biyomühendislikten moleküler tıbba, fizyoterapi ve rehabilitasyondan kanser araştırmalarına kadar geniş bir yelpazede bilimsel çalışmaların önünü açacak. A ÇAĞRISI KAPSAMINDA BEŞ PROJE DESTEKLENDİTÜSEB’in 2026 yılı A çağrıları kapsamında İstanbul Medipol Üniversitesi araştırmacılarının beş projesi desteklenmeye değer bulundu. Bu kapsamda yüksek lisans öğrencimiz Aref Khalkhali’nin yürütücülüğünü üstlendiği “RVG-Hedefli Eksozomlar ile Endorvektör Nöronlara Hedefli İletim: SOD1-G93A Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) İn Vitro Modelinde Değerlendirme” başlıklı proje, ALS hastalığına yönelik biyomühendislik temelli yaklaşımlar geliştirmeyi hedefliyor. Doktora öğrencimiz Ayten Güner Atayoğlu’nun “Radikal Prostatektomi Sonrası Biyokimyasal Nüks Prostat Kanserinde Propolisin Etkinlik ve Güvenliğinin Araştırılması” başlıklı çalışması prostat kanseri alanına odaklanırken, Doktora öğrencimiz Sümeyra Mengüç Emir’in “Glioblastomda Tümör İçi Heterojenite ve TMZ Direnci: 3B Assembloid Sistemlerinde Dirençli Hücrelerin Popülasyonunun Duyarlı Hücrelerin Tedavi Yanıtını Nasıl Modüle Ettiği” başlıklı projesi ise beyin tümörlerinde tedavi direncini araştıracak. A çağrısı kapsamında desteklenen projeler arasında ayrıca Doç. Dr. Pınar Kaya Sarıbaş‘ın “Nörojenik Mesanede Non-invaziv Giyilebilir Vibrotaktil Nöromodülasyon Sisteminin (ÜroVibe) Geliştirilmesi: Akıllı Klinik Takip ve Uzun Dönem Yaklaşımlarının Pilot Değerlendirmesi” başlıklı çalışması ile Öğr. Gör. Semiha Merve Nur Evren‘in “Üçlü Negatif Meme Kanseri Eksplant Kültürü Modelinde Adipoz Kaynaklı Mezenkimal Kök Hücre/Koşullu Besiyerinin Protein Etkileşimleri” başlıklı araştırması da yer aldı. B3 ÇAĞRISINDA DR. SARIBAŞ’TAN YAPAY ZEK DESTEKLİ PROJESağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Kaya Sarıbaş’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Parkinson’da Donma Yönetimi İçin Yapay Zekâ Destekli Giyilebilir Akıllı İpucu Sisteminin Klinik Validasyonu ve Tele-Sağlık Entegrasyonu” başlıklı proje ise TÜSEB’in 2026-B3-01 çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Parkinson hastalarında sık görülen donma ataklarının yönetimine yönelik yapay zekâ destekli giyilebilir teknolojilerin geliştirilmesini ve bu sistemlerin tele-sağlık uygulamalarıyla entegre edilmesini amaçlıyor. Çalışma kapsamında geliştirilecek sistemin klinik geçerliliğinin değerlendirilmesi ve rehabilitasyon süreçlerinde kullanım potansiyelinin ortaya konulması hedefleniyor. TÜSEB tarafından desteklenen projelerin, sağlık alanında bilimsel bilgi üretimine katkı sağlaması, yenilikçi tanı, tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının geliştirilmesine destek olması ve ulusal araştırma ekosistemine değer katması hedefleniyor.
İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yurdagül Meral tarafından geliştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen “Dış Ticaret Vesaik Hazırlama Sistemi” üzerine kurulan teknoloji girişimi RAMER, Birleşmiş Milletler destekli “Inclusive Green Transition 2025 Accelerator (Kapsayıcı Yeşil Geçiş Hızlandırıcı Programı)” kapsamında yaklaşık 200 proje arasından seçilerek Türkiye ikincisi oldu. Ankara’da düzenlenen ödül töreninde Doç. Dr. Yurdagül Meral ödülünü Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi’nin elinden aldı. Birleşmiş Milletler Göç Çok Ortaklı Güven Fonu (MPTF) desteğiyle yürütülen program; UNIDO, IOM, TÜBİTAK ve ilgili paydaş kurumların iş birliğiyle Türkiye’nin yeşil dönüşümüne, sürdürülebilir kalkınmasına ve kapsayıcı ekonomik büyümesine katkı sağlayacak yenilikçi girişimleri destekliyor. AKADEMİDEN DOĞAN PATENT, TÜBİTAK DESTEĞİYLE GİRİŞİME DÖNÜŞTÜDoç. Dr. Yurdagül Meral’in dış ticaret alanındaki akademik çalışmaları sonucunda geliştirilen “Dış Ticaret Vesaik Hazırlama Sistemi”, TÜRKPATENT tarafından tescillenerek fikri mülkiyet koruması altına alındı. Patentli teknoloji, daha sonra TÜBİTAK 1812 BİGG Programı desteğiyle ticarileştirildi ve 26 Ağustos 2024 tarihinde kurulan RAMER Teknoloji girişimine dönüştü. Faaliyetlerini META TEKMER Teknoloji Geliştirme Merkezi bünyesinde sürdüren şirket, ihracat süreçlerini dijitalleştiren yenilikçi çözümler geliştiriyor. İHRACATTAKİ PARÇALI YAPIYI TEK PLATFORMDA BİRLEŞTİRİYORRAMER’in geliştirdiği yapay zekâ ve patent destekli dijital ihracat platformu; ihracatçılar, ithalatçılar, taşıma firmaları, sigorta şirketleri, denetim kuruluşları, bankalar, gümrük müşavirleri ve diğer dış ticaret paydaşlarını tek bir interaktif sistemde buluşturuyor. Böylece ihracat süreçlerinde sıkça karşılaşılan parçalı iş akışları, belge eksiklikleri ve koordinasyon sorunları azaltılarak daha hızlı ve verimli bir dış ticaret altyapısı oluşturuluyor. ICC UZMAN DESTEĞİYLE DİJİTAL BELGE HAZIRLAMAPlatformun en dikkat çekici özelliklerinden biri, dış ticaret belgelerinin uluslararası kurallara uygun şekilde hazırlanmasını sağlaması. Dış ticaret işlemlerinde belgelerin uluslararası kurallara uygun şekilde hazırlanmaması, ödeme gecikmeleri, ek maliyetler ve tahsilat sorunları gibi önemli risklere yol açabiliyor. Sistem; ICC (Milletlerarası Ticaret Odası) kuralları, Avrupa Birliği İthalat Kontrol Sistemi (ICS2) gereklilikleri ve Yeşil Mutabakat düzenlemeleri doğrultusunda belge hazırlama süreçlerini dijitalleştiriyor. ICC sertifikalı uzman desteğiyle çalışan yapı sayesinde özellikle dış ticaret uzmanı istihdam etmekte zorlanan KOBİ’ler için ihracat süreçleri daha erişilebilir hale geliyor. Bu sayede gümrüklerde yaşanabilecek gecikmeler, belge kaynaklı maliyetler ve ödeme riskleri önemli ölçüde azaltılıyor. AKILLI EŞLEŞTİRME SİSTEMİ İLE DAHA DÜŞÜK LOJİSTİK MALİYETİRAMER, yalnızca belge hazırlama süreçlerini değil lojistik operasyonlarını da optimize ediyor. Geliştirilen akıllı eşleştirme algoritması, ihracatçıların taşıma taleplerini lojistik firmalarının kullanılmayan kapasitesiyle eşleştirerek araç doluluk oranlarını artırıyor ve taşıma maliyetlerini düşürüyor. Bu yaklaşım hem işletmelerin maliyet avantajı elde etmesine hem de kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlayarak sürdürülebilir lojistik hedeflerini destekliyor. KADIN MİKRO İHRACATÇILAR İÇİN SOSYAL ETKİ MODELİProjenin dikkat çeken yönlerinden biri de sosyal etki boyutu. RAMER, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda kadın mikro ihracatçılara ücretsiz danışmanlık desteği sunuyor. Platform aynı zamanda küçük ve orta ölçekli işletmelerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırarak kapsayıcı ekonomik büyümeyi destekliyor. Bu yönüyle proje yalnızca teknolojik bir çözüm değil; kadın girişimciliğini, ihracatın tabana yayılmasını ve ekonomik fırsat eşitliğini güçlendiren bir kalkınma modeli olarak değerlendiriliyor. 200 proje arasından seçilerek Türkiye ikinciliği elde eden RAMER, İstanbul Medipol Üniversitesinde yürütülen akademik çalışmaların patente, teknoloji girişimine ve uluslararası düzeyde karşılık bulan yenilikçi çözümlere dönüşmesinin güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından düzenlenen HABTEK Haberleşme Ekosistemi B2B Buluşması ve 6G ve Ötesi Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi etkinliği, Güney Kampüs’te gerçekleştirildi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli HABTEK Kümelenmesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, kümelenme üyesi firmalar, akademisyenler ve kamu kurumlarının temsilcileri bir araya geldi. Türkiye’nin 6G teknolojilerindeki konumunu güçlendirmek, ortak altyapı çalışmalarını geliştirmek ve patentlerin ticarileştirilmesini hızlandırmak amacıyla düzenlenen etkinliğe Aselsan, Vestel, Turkcell, Netaş, HTK, P.I. Works ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) temsilcileri katıldı. PROF. ARSLAN: PATENT ÜRETİYORUZ AMA TİCARİLEŞTİREMİYORUZ Etkinliğin açış konuşmasını yapan HABTEK Kümelenmesi Koordinatörü ve İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, Türkiye’nin haberleşme teknolojileri alanındaki mevcut durumunu değerlendirdi. 5G ve 6G alanlarında uluslararası çalışmaları bulunan Prof. Dr. Arslan, patent üretiminde önemli bir potansiyelin bulunduğunu ancak bu çalışmaların ekonomik değere dönüştürülmesinde eksiklikler yaşandığını belirterek, “Reklam ve algı çalışmalarının ötesine geçmemiz gerekiyor. Patent üretebiliyoruz fakat bunları satamıyor ve ticarileştiremiyoruz. Bu çok ciddi bir problem.” dedi. Teknolojik gelişimin ortak akılla mümkün olacağını vurgulayan Arslan, devlet kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sanayinin daha güçlü iş birlikleri geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “HABERLEŞME TEKNOLOJİLERİ BİRÇOK SEKTÖRÜN TEMELİNİ OLUŞTURUYOR”Haberleşme teknolojilerinin yalnızca telekomünikasyon alanıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arslan, bu teknolojilerin birçok sektörün dönüşümünde kritik rol üstlendiğine dikkat çekti. Çin’deki uygulamalardan örnekler veren Arslan, drone ile teslimat sistemleri, hizmet robotları ve otonom araçların günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini belirterek şöyle konuştu: “Drone, robotik sistemler, otonom araçlar, akıllı yollar ve fabrikalardaki otomasyon gibi alanların tamamında haberleşme teknolojileri kritik öneme sahip. Bu kümelenme, sektörler arası entegrasyonu güçlendirmeli.” ORTAK ALTYAPI VE ULUSLARARASI FONLAR GÜNDEMDEYDİKonuşmasında ortak altyapı çalışmalarının önemine de değinen Arslan, firmaların tek başına kapsamlı test ve geliştirme altyapıları kurmasının zor olduğunu belirtti. Paylaşımlı test ve geliştirme ortamlarının oluşturulmasının sektöre önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Arslan, Avrupa Birliği, NATO ve TÜBİTAK destekli projelere ortak katılımın artırılması gerektiğini söyledi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda ortak test ve geliştirme altyapılarının oluşturulması, uluslararası fon kaynaklarına erişim, Avrupa Birliği ve NATO proje çağrılarına yönelik iş birliği fırsatları ile bakanlıkların ihtiyaç belirleme süreçlerine kümelenme üyelerinin katkısının artırılması konuları ele alındı. Katılımcılar, farklı paydaşları bir araya getiren buluşmanın Türkiye’nin haberleşme teknolojileri ekosistemini güçlendirmesi açısından önemli bir platform sunduğunu ifade etti.
Medipol META TEKMER ev sahipliğinde 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilen META TALKS etkinliği, “Girişimlerde İnovasyon ve Yatırım Süreçleri” temasıyla girişimcilik ekosisteminin önemli paydaşlarını bir araya getirdi. Girişimcilik, inovasyon ve yatırım alanlarında deneyimli isimlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, katılımcılar girişimlerin büyüme yolculuğunda ihtiyaç duyduğu stratejik bilgi ve deneyimlere erişme fırsatı buldu. Etkinliğin açılış bölümünde Hayat Holding Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Hüseyin Güler, kurumsal şirketlerde inovasyon kültürünün oluşturulması, Ar-Ge süreçlerinin yönetimi ve yenilikçi fikirlerin sürdürülebilir iş modellerine dönüştürülmesi konularında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Güler, küresel ölçekte rekabet avantajı elde etmek için şirketlerin inovasyona dayalı büyüme stratejileri geliştirmesinin önemine dikkat çekerek, Ar-Ge yatırımlarının uzun vadeli başarıdaki rolünü katılımcılarla paylaştı. Programın devamında düzenlenen panel oturumunda ise girişimlerin ihtiyaç duyduğu yatırım kaynakları ve farklı fonlama modelleri ele alındı. StartupCentrum Kurucu Ortağı Nizamettin Harputlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; H2O Investment bünyesinde melek yatırımcılık alanında faaliyet gösteren Osman Çalışkan, Fonangels Genel Müdürü Mustafa Şipka ve Arz Portföy Yatırım Uzmanı Furkan Ankaralı konuşmacı olarak yer aldı. Panel kapsamında melek yatırım, kitle fonlama ve risk sermayesi gibi farklı yatırım modelleri detaylı şekilde değerlendirilirken, girişimlerin hangi aşamada hangi yatırım türlerine yönelmesi gerektiği konusunda katılımcılara önemli bilgiler aktarıldı. Konuşmacılar ayrıca yatırımcıların girişimlerde dikkat ettiği kriterler, yatırım süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve girişimcilerin yatırım almaya hazırlanırken dikkat etmesi gereken hususlar hakkında deneyimlerini paylaştı. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte girişimciler, yatırım ekosisteminin farklı aktörleriyle bir araya gelerek networking imkânı bulurken, yatırım süreçlerine ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme fırsatı elde etti. Katılımcılar, girişimcilik yolculuğunda karşılaşabilecekleri finansman seçenekleri ve destek mekanizmaları hakkında kapsamlı bilgi edinerek etkinlikten önemli kazanımlarla ayrıldı. Yılın girişimcilik temalı son etkinliklerinden biri olan META TALKS, bilgi paylaşımını teşvik eden yapısı ve alanında uzman konuşmacılarıyla girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya devam etti.
Medipol TTO A.Ş. ev sahipliğinde 28 Kasım 2024 – 2 Ocak 2025 tarihleri arasında düzenlenen META Hızlandırma Programı girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak ve yenilikçi iş fikirlerini desteklemek amacıyla başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 12 eğitim oturumundan oluşan program; TTO Binası, Güney Kampüs Konferans Salonu ve çevrim içi platformlar üzerinden yürütülerek öğrenci ve akademisyen girişimcilere kapsamlı bir eğitim ve gelişim süreci sundu. Programa katılan 30 akademisyen ve öğrenci girişimci, alanında uzman eğitmenler ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek girişimcilik yolculuklarında ihtiyaç duyacakları bilgi ve yetkinlikleri kazanma fırsatı elde etti. Program kapsamında; girişimcilik ve iş modeli geliştirme, dijital pazarlama ve dijital hikâye anlatıcılığı, işletmelerde sürdürülebilirlik, finans yönetimi, yatırımcı sunumu hazırlama, marka konumlandırma, fikri ve sınai mülkiyet hakları, inovasyon, yatırım süreçleri ve şirketleşme gibi kritik konularda eğitimler gerçekleştirildi. Ayrıca katılımcılar, girişimcilik ekosisteminin deneyimli isimlerinden başarı hikâyeleri dinleyerek uygulamaya yönelik değerli bilgiler edindi. META Hızlandırma Programı süresince katılımcılar; iş fikirlerini geliştirme, ürünleştirme ve ticarileştirme süreçlerine ilişkin bilgi edinmenin yanı sıra, profesyonel mentorlarla tanışma ve girişimcilik ağlarını genişletme imkânı da buldu. Program, girişimlerin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarını destekleyecek önemli kazanımlar sağladı. Medipol TTO A.Ş. olarak, yenilikçi fikirlerin güçlü girişimlere dönüşmesine katkı sunmaya ve girişimcilik ekosistemini destekleyen programlar geliştirmeye devam edeceğiz. META Hızlandırma Programı’na katılım sağlayan tüm öğrenci ve akademisyenlerimize, eğitmenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz.
İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) tarafından, sağlık alanında yenilikçi fikirlerin geliştirilmesini desteklemek amacıyla “MEDIDEA Ideathon 2025” gerçekleştirildi. İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) tarafından düzenlenen MEDIDEA Ideathon 2025, sağlık alanında yaratıcı çözümleri desteklemek amacıyla bu yıl da girişimcileri bir araya getirdi. Etkinlikte, sağlık alanında özgün ve uygulanabilir projeler tartışılarak akademi ve girişimcilik ekosistemi ortak paydada buluşturuldu. “Dijital Sağlık Çözümleri”, “Sağlıkta Sürdürülebilirlik” ve “Sağlıkta Veri Güvenliği ve Gizlilik” olmak üzere üç farklı kategoride gerçekleşen etkinlikte, toplam 61 başvuru arasından seçilen 20 finalist ekip, alanında uzman mentörlerle çalışarak geliştirdikleri projeleri jüriye sundu. Etkinlik kapsamında, katılımcılar fikirlerini geliştirme ve iş modeli oluşturma konusunda mentörlük desteği aldı, sektör profesyonellerinden oluşan jüri üyeleri projeleri değerlendirildi ve kazanan ekipler, nakdi ödüllerin yanı sıra kuluçka desteği, uluslararası programlara erişim ve mentörlük gibi çeşitli teşviklerden faydalandı. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDUYarışmanın kazananları ise şu şekilde açıklandı: Birincilik ödülüne MamoScope, ikincilik ödülüne Radiologics, üçüncülük ödülüne ise Universal Radiotherapy layık görülürken, jüri özel ödülü MONTEK’in oldu. Dereceye giren projelere toplam 60.000 TL ödülün yanı sıra, HIMSS Eurasia katılımı, uluslararası mentorluklar, kuluçka merkezi olanakları ve çeşitli staj/mentörluk destekleri sunuldu. Etkinliğe destek veren kurumlar arasında Ekspotürk Fuarcılık A.Ş., ARZ Portföy, POLİMED AR-GE, PUSULA, European Integration Group, Ratione Divide, Tech in Cube, Smart Hospital ve çok sayıda akademik ve sektörel paydaş yer aldı.
İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO), “Girişimcilik Elçisi Programı”nın ilk yüz yüze eğitimiyle kampüs genelinde girişimcilik kültürünü güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Program, öğrencilerin fikir geliştirme ve uygulama süreçlerinde daha aktif rol almalarını teşvik ederken, girişimcilik ekosistemine katkı sunabilecek yetkin bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından düzenlenen “Girişimcilik Elçisi Programı”, Kariyer Merkezi, Ayrımcılığı Önleme ve Eşitlik Ombudsmanlığı Ofisi, Sürekli Eğitim Merkezi, Meta Tekmer ve Uluslararası Ofis gibi paydaş birimlerin iş birliğiyle yürütüldü. Üniversitede girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve kampüs içinde gerçek fark yaratacak öğrenci elçileri yetiştirmek amacıyla programın ilk yüz yüze eğitimi gerçekleştirildi. Kuzey Kampüs’te düzenlenen etkinliğe; Medipol TTO Kıdemli Girişimcilik Uzmanı Fatma Gizem Ak, Medipol Meta Tekmer Girişimcilik Uzman Yardımcısı Enise Aktürk, Ombudsman Sorumlusu Fırat Semih Avşar, Kariyer Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tuba Işık, Kariyer Merkezi Müdür Yardımcısı Ceren Gökbudak, Uluslararası Ofis Veri ve İstatistik Sorumlusu Buğra Gürkan, Medipol TTO Medya ve İletişim Uzman Yardımcısı Gizem Fatma Erdoğan, Medipol TTO Girişimcilik Kuluçka Uzman Yardımcısı Zeynep Sude Budak, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Kevser Banu Köse ve Medipol TTO Lab. Supervisor’ı Yusuf Mustafa Saatçi konuk olarak katıldı. Etkinlikte girişimcilik ekosistemi ve girişimcinin temel özellikleri ele alındı. Risk alma cesareti, belirsizliğe karşı tolerans, kaynakları etkin kullanma ve karar alma yeteneği gibi unsurlar öne çıkarıldı. Startup’tan sosyal girişimciliğe, kurumsal girişimcilikten küçük işletme modeline kadar farklı girişimcilik türleri örneklerle aktarıldı. AK: GİRİŞİMCİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN BURADAYIZEtkinliğin açış konuşmasını yapan Medipol TTO Kıdemli Girişimcilik Uzmanı Fatma Gizem Ak, programın amacını şu sözlerle ifade etti:“Üniversitemizde girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak için buradayız. Bu program, tek bir birim üzerinden değil; Ombudsmanlık Ofisi, Kariyer Merkezi, Uluslararası Ofis ve diğer birimlerin birlikte çalıştığı bütüncül bir ekosistemin parçasıdır. Girişimci olmanız şart değil. Bir fikriniz varsa ya da çevrenizde girişimcilik fikri olan arkadaşlarınız bulunuyorsa, onları cesaretlendirmek bile çok kıymetlidir.” Ayrımcılığı Önleme ve Eşitlik Ombudsmanlığı Ofisi Sorumlusu Fırat Semih Avşar da çok kültürlü iş birliğinin önemini vurgulayarak şunları söyledi: “Farklı kültürlerden gelen bireylerin aynı ortamda çalışması hem avantajlar hem de dezavantajlar barındırır. Avantajları arasında farklı pazarlara açılma imkânı, iş gücü motivasyonu ve küreselleşme fırsatı yer alır. Asıl mesele, bu farklılıkları değer çatışmasına değil, inovasyon ve yaratıcılığa dönüştürebilmektir.” Kariyer Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tuba Işık ise konuşmasında ticaretin pratik yönlerine odaklanarak katılımcıları motive etti. Işık, “Ticaret para kazanmak için yapılır. En iyi girişimci, önce kendini en iyi şekilde ifade edebilen kişidir. Sermayeniz olmasa bile hizmet ve dijital ticaretle başlayabilirsiniz. Azimle çalışın ve sabırlı olun.” ifadelerini kullandı. Işık ayrıca, hedef kitle belirleme, duygusal satış, dijital pazarlama ve network oluşturma konularına değinerek, KOSGEB desteklerinden yararlanmak için “İleri Düzey Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” sertifikasının önemine dikkat çekti.